Nurculuk                                                                                                          Ey Rabbim! benim bu kavmim bu Kuranı büsbütün terk etti."  ( Furkan 30 )

kuran     

ANASAYFA

Doğrusu Allah katında makbul olan din, İslâmdır. Kendilerine kitap verilen Hristiyan ve Yahudiler hakikati bildikten sonra, aralarındaki ihtirasdan dolayı, İslâm dini hakkında ihtilâfa düştüler. Kim Allah’ın âyetlerini inkâr ederse, şüphe yok ki Allah, onun cezasını vermekte çok çabuk hesap görücüdür( alu ımran 19)



Nurcuların Teblig anlayışları


Dolaysıyla bu cemaat, ahlaken batmış olan Batıya, yani Hıristiyanlara hizmet etmekte, o kadar ki  Gülenin sağ kolu olan Alaaddin Kaya papanın elini öpmüştür, İslami ayaklar altına
alıyor, bu müslümana yakışır bir durum mu? ‘Allah indinde tek din İslamdır’ buyuran Rabbimiz, ‘Allah indinde 3 dindir’ kesinlikle buyurmuyor’, Kuranı okuyan bunu rahatlıkla anlar.

Kendilerince tebliğ ediyorlarmış! Allahtan korkun!  Rasulullahın Kısraya ve bazı hükümdarlara göndermiş olduğu Tebliğ mektubundan 2 örnekte tebliğ nasıl olurmuş bakalım;

-Bismi'llâhi'r-rahmâni'r-rahim. Allah'ın kulu ve Peygamberi Muhammed (s.a.ş.)'den Fars'ın ulusu Kısrâ'ya. Hidâyete uyanlara, Allah ve Rasûlune imân edenlere, Allah'tan başka hiç bir ilah
olmayıp O'nun bir tek olduğuna, ortağı ve benzeri bulunmadığına, Muhammed (s.a.ş.) 'in O'nun kulu ve rasûlu olduğuna şehâdet edenlere selâm olsun. Ey Kısrâ! Seni Allah'ın dinine
dâvet ediyorum. Çünkü ben, dirileri (Allah'ın azabıyla) uyarmak, kâfırler üzerine o söz (azab) hak olmak için, bütün insalara Peygamber gönderildim. Ey Kısrâ! müslüman olki selâmet bulasın. Eğer olmazsan, mecûsîlerin günâhi boynuna olsun.(267, Zadu Mead )

Bir başkaTebliğ örneği;

"Bismi'llâhi'r-rahmâni'r-rahim... Allah'ın kulu ve Rasûlu Muhammed (s.a.ş.)'den, Rum'un büyüğü Hirakl'e. Hidâyet yoluna uyanlara selâm olsun. Bundan sonra: Ben seni İşlâm'a ve onu yayma hizmetine dâvet ediyorum. Müslüman ol ki, selâmete eresin,Allah da sana ecrini iki kat versin. Eğer kabûl etmezsen,halkınınvebâli senin boynundadır."

İŞTE TEBLİĞ BÖYLE YAPILIR!!!! İslam Tebliğinde bütün peygamberler aynı metodu kullanmıştırlar.
Rasulullahın tebliğ metodunu lütfen araştırın.
 
Bununla iligili Hayreddin Karaman ( alim ) şunu ifade ediyor;” Sonuç yerine şunu söyleyebilirim: Diyalog zorunludur, kendi duvarlarımızın içine hapsolarak, tebliğ başta olmak üzere, İslam'ın
çağdaş temsilini gerçekleştiremeyiz, oyunlara müdahale edemeyiz; ama oyuna gelmemek, pirinç peşinde iken eldeki bulguru da kaybetmemek için azami titizliği göstermek de ayrı bir vecîbedir, vazifedir”.
Kendi duvarlarımızda hapsolmamak adına, Kafirlerle Din konusunda dialog yapılması gerekmiş.
Hic yukarıdaki tebliğ örneğine benziyor mu?

Şimdi bu ve bunun gibi Bel’amlara sormak lazım;
Dinimi kaybetmemek için Papanın elini mi öpmem gerekir?
Onun uşağı olam mı gerekir? Müminler Papanın elini öpeceğine şerefinle ölümü tercih ederler! Papanin elini eteğini öpüp Şerefsiz olacağımıza şerefimizle
ölmeyi tercih ederiz.
Oyunlara mudahele edemiyeceğiz diye Allaha asi olup Ona ortak  mı koşmamız gerek? Allah tan başkalarına kulluk etmek mi lazım? Ben ancak
Allaha kulluk ederim ve ancak Allahtan yardım dilerim ( fatiha suresi ) ne manaya geldigini bilmeniz gerekmez mi?

Çağdaş temsilcilik çağdışılık olmamı mı emrediyor?
Yada Allahın sıfatlarını başkalarına devretmem mi gerekiyor?

Rasulullah Henüz daha Mekke döneminde iken az mı işkenkeler maruz kaldılar? O da Pirinci bulguru düşünmedi mi? Yoksa sizler Peygamberden daha mı peygambersiniz?

Madem ki çağdaş temsilciliğimiz gereği oyunlara mudahele etmemiz gerekiyor, bunu Onurlu ve Şerefli bir şekilde, ayakta dimdik durarak, eyip bükmeden, tıpkı  Rasulullahın yaptığı
gibi onu örnek almalıyız. Rasulullah bir kaç avuç müslümanlarla, yıldırmalara ve öldürnlere rağmen, davasından vazgeçmedi ve sonunda Medine İslam devleti kuruldu, ve
nihayetinde İslam dünyaya yayıldı. Rasulullah davası uğruna en sevdiği amcası hz. Hamzayı Uhud savaşında kayıp edince, pirinci bulguru kayıp etmeyi göze almıştı, zira Allah bunu emretmisti.
Sizlere kim yada kimler emrediyordu, Allahin emrini unutmuş görünüyorsunuz. Allahtan korkmamız, korkmaniz gerekmez mı?
Işte böyle Müslümanlar Rasulunu, hayatı pahasına örnek almalı ve böyle oluncu hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki, müminler mahzun olmayacaktır. Mahzun olanlar düşünsün.

Islah etme yolları, yöntemleri kapandı mı? Bir İslam alimi bunları nasıl söyler, anlamak mümkün değil.
Herşeyin çaresi Kuranda ve onun pratiği olan Sünnetten haberi yok herhalde? Varsa nasıl bu sözler söylenir? Tebliğ örneğini lütfen bir kere daha okuyun.

Eğer tebliğ değilde sadece yaşam biçimimizle örnek olmamız gerekiyor diyorsanız, örneğimiz yine Rasulullah Muhammeddir, dolaysıyla her halükarda yapılanlar
yanlıştır ve İslama HİZMET böyle yapılmaz! Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. İslama hizmet Rasulullahın ve Ashabının yaptığı gibi yapılır,
bu konu anlaşılmayacak birşey değil. Islama davette de Rasulun metodu kullanılmalı.


Evet,yaptıkları tebliğ hizmeti değil, Allaha hizmet değil! Kesin olan Papaya hizmettir, Batıya, Kafirlere hizmettir,  Kafirlerin amaçlarına ulaşmaları, onların çıkarları istikametinde
çalışmalarına devam etmektir Fetullahın ve grubunun yaptığı.

Allah ehli kitap a Kafir demekte, hala nasıl olurda Allahın onlar Kafirlerdir demesine rağmen onların dinini meşru görürsünüz?
Din konusunda alış veriş yapıyorlar!  İşte AB alınmamızın nedenide burda yatıyor. Tersinden söylersek, ne zamanki hıristiyanlaşacağız işte o zaman birliğe girme zamanıdır, amacın bu olduğunu
düşünüyorum.

Papa ne demişti yıllar önce, bir hatırlayalım;
"Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyanlaştırıldı. İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyanlaştırıldı. Üçüncü bin yılda ise Asya'yı Hıristiyanlaştıralım." "Dinlerarası diyalog, Kilise'nin
bütün insanları Kilise'ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır... Bu misyon aslında Mesih'i ve İncil'i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir." Ifadeleri ne kadar net, öyle değil mi?

Hıristiyanlaşacağımızdan kastım, Nurcuların yarıdımıyla, Batının yeni bir İslam modeli istikametinde değiştirilmiş, Kafirlerce düzenlenmiş,Tevhidden
uzak bir şekilde, bu dininin içinde hem İslami unsurlar barındarılacak, hemde Hıristiyanlık dini benimsenmiş bir şekilde yaşanmış olacak.
Çok korkmadığınız belli, hiç değilse az da olsa korkun! Umulur ki, bu az olan korku ilerde büyük korkuya sebeb olabilir de tekrar muttaki sıfatını kazanmış olabilirsiniz.

Ayrıca,  böylece Batı da olmayan ahlak kavramını, halkı müslüman olan Türkiye’de bu ahlaki giydirmek istiyorlar ve başarılı da oluyorlar. Ne zaman ki ahlak kavramı bozulursa, toplum da o kadar bozulur. Batının da amacı işte bu, yani İslam inancını bozmak, maneviyatlarında boşluk yaratmak ve bu boşluğu, gerek hıristiyanlıkla, gerek gayri ahlaki unsurlarla doldurmak.

Nurcular,  Hıristiyanlığın kurucusu olan Pavlosun metodunu kullanmaktalar sanki, yani Kuranın mesajını bozup kendi ürettikleri fikirleri doğrultusunda bir İslam/ hıristiyan modeli ileri sürüp bizlere sunmaktalar ve devlette buna çanak tutmakta. Modern tabirle ılımlı İslam oluşturmakta, yada layt İslam.
erdogan ve fetullah

İslamın ılımlısı, layti filan olmaz. Ne demek ılımlı islam?  Nurculuğun mantıkıdır ılımlı islam. Batının, bizlere giydirmek istediği budur.
Allahın hükümlerini değiştirmektir ılımlı islam!  Son Peygamberin izinden gitmemektir ılımlı İslam!
Büyük Ortadoğu Projesidir ılımlı İslam!
erdogan ve papa
Sonu ebedi hüsrandır ilımlı İslam!....devam için tıklayın